Bilmeceler ve cevapları
Cevaplı bilmeceler: çocuklar için kolay ve zor bilmeceler, hayvan, meyve-sebze ve eşya bilmeceleri bu sayfada. Kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel Türk bilmecelerini ve yeni bilmeceleri cevaplarıyla birlikte derledik. Ailece, sınıfta ya da yolculukta oynayabileceğiniz bu bilmeceler çocukların düşünme ve dil becerisini geliştirir.
Kolay bilmeceler
- Bir küçük fıçıcık, içinde iki türlü turşucuk.
Yumurta - Bir tepsi fındık, gece saçılır, gündüz toplanır.
Yıldızlar - Kırmızı kutu, içi dolu inci.
Ağız ve dişler - İki kardeş yan yana durur, ömür boyu birbirini görmez.
Gözler - Beş kardeşin bir evi var, kışın hep birlikte girerler.
Eldiven - Mavi ova, ortasında altın top.
Gökyüzü ve güneş - Gece doğar, gündüz kaybolur; bazen tam, bazen yarım olur.
Ay - Yazın giyinir, kışın soyunur.
Ağaç - Pamuk gibi ak, gökten yere düşer, güneşi görünce erir.
Kar - Kanadı yok uçar, gözü yok ağlar.
Bulut - Suda doğar, suda büyür; suyu görünce ölür.
Tuz - Ateşte pişer ama yenmez, üst üste dizilir, duvar olur.
Tuğla - Ak keçi, kara keçi; biri gider, biri gelir.
Gündüz ile gece - Yağmurdan sonra gökte belirir, yedi renkli kuşağı vardır.
Gökkuşağı - Cebe girer, elden ele dolaşır; çarşıda her kapıyı açar.
Para
Zor bilmeceler
- Bir ağacım var, on iki dallı; her dalında otuz yaprak, yarısı ak, yarısı kara.
Yıl, aylar, günler (gündüz ve gece) - İçinden aldıkça büyür.
Çukur - Adını söyleyince kaybolur.
Sessizlik - Ağzı var konuşmaz, yatağı var uyumaz.
Nehir - Hep gelir, hiç gelmez.
Yarın - Benimdir ama benden çok başkaları kullanır.
İsim (ad) - Yukarı çıkar, aşağı iner; yerinden hiç kıpırdamaz.
Merdiven - Kâğıt ak, tohum kara; elle ekilir, dille biçilir.
Yazı (mektup) - Tutmak için önce vermek gerekir.
Söz - Sabah dört ayaklı, öğlen iki ayaklı, akşam üç ayaklı.
İnsan (bebekken emekler, büyüyünce yürür, yaşlanınca bastona dayanır) - Birine söyleyince artık o olmaktan çıkar.
Sır - Ne kadar çok olursa o kadar az görürsün.
Karanlık - Suda batmaz, güneşte kaybolur.
Buz - Benimle yürür, benimle durur; gece olunca kaybolur.
Gölge - Kulağı yok ama duyar, ağzı yok ama karşılık verir; dağda seslenene cevap verir.
Yankı - Ne camdır ne çini; bir kırılınca yapıştırması en zor olandır.
Güven
Hayvan bilmeceleri
- Dört ayaklı, ağır yürür; evini sırtında taşır, başını içine çeker.
Kaplumbağa - Kulakları uzun, kuyruğu kısa; zıplayarak koşar, havuca bayılır.
Tavşan - Boynu upuzun, teni benekli; en yüksek dallardaki yaprakları yer.
Zürafa - Bıyığı var, kuyruğu var; fareyi kovalar, miyav der.
Kedi - Yazın çalışır, kışın yer; yuvasına tane taşır.
Karınca - Çiçekten çiçeğe konar, kovanda bal yapar.
Arı - Gündüz uyur, gece avlanır; başını arkaya kadar döndürür.
Baykuş - Sıkışınca kuyruğunu bırakıp kaçar, kuyruğu yeniden çıkar.
Kertenkele - Sırtında hörgüç, çölde gezer; günlerce susuz kalır.
Deve - Önce tırtıldı, sonra koza ördü; şimdi renkli kanatlarla uçuyor.
Kelebek - Ormanın kralı derler, yelesi vardır, kükrer.
Aslan - Hortumuyla su içer, kulakları yelpaze gibi.
Fil - Başında kırmızı ibik, sabahı herkese o haber verir.
Horoz - Ağ örer ama balıkçı değil; ağına sinek düşmesini bekler.
Örümcek - Ayağı yok, sürünerek gider; tıslar, deri değiştirir.
Yılan - Sırtı diken diken, korkunca top olur.
Kirpi
Meyve ve sebze bilmeceleri
- Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane.
Nar - Kat kat soyarım, soydukça ağlarım.
Soğan - Dışı yeşil, içi kırmızı, çekirdekleri kapkara.
Karpuz - Ağaçta salkım salkım sarkar, uzun ve sarıdır; maymunlar çok sever.
Muz - Toprağın altında turuncu büyür, tavşanların en sevdiğidir.
Havuç - Dişleri var ama ısırmaz, kokusu keskindir.
Sarımsak - Salkım salkım asılır, kurusu da olur, pekmezi de.
Üzüm - Kabuğu mor, içi beyaz; karnıyarığı olur.
Patlıcan - Dışı sert tahta, içi beyin gibi kıvrım kıvrım.
Ceviz - Kabuğu tüylü, içi yemyeşil; adı bir kuşun adıyla aynı.
Kivi - Kat kat yaprak, ortası beyaz; dolması, turşusu olur.
Lahana - Toprak altında büyür, kızartması herkesin sevdiği.
Patates - Sarı ve ekşidir; salataya, çaya sıkılır.
Limon - Kırmızı küçük, sapı çift; kulağa küpe olur.
Kiraz - Dikenli kabuğun içinde saklanır, kışın közde pişer.
Kestane - Kırmızı yanaklı, ağaçta büyür; Amasya'nınki meşhurdur.
Elma
Eşya bilmeceleri
- Herkesi giydirir, kendisi çıplak gezer.
İğne - Dişleri var ama ağzı yok; saçları düzeltir.
Tarak - Gece gündüz yürür, bir arpa boyu yol alamaz.
Saat - Dört ayağı var, bir adım yürüyemez.
Masa - Küçük bir kutuda kırmızı başlı askerler.
Kibrit - Delik deşik, su tutmaz; ama unu eler.
Elek - Ağzı yok konuşur, kulağı yok dinler; uzaktakini yakın eder.
Telefon - Yağmurda açılır, işi bitince kapanır.
Şemsiye - Sen bakarsın o bakar, sen gülersin o güler.
Ayna - Islandıkça kurur.
Havlu - Uzun doğar, yandıkça kısalır; etrafı aydınlatır.
Mum - Kuşa benzemez ama uçar; ipi çocuğun elindedir.
Uçurtma - Dört kardeş birbirini kovalar, hiçbiri ötekine yetişemez.
Araba tekerlekleri - Dişleri var, ekmek yemez; odunu ikiye böler.
Testere - Başı var, aklı yok; çivinin başına vurur.
Çekiç - Açılır kapanır, içi yaprak dolu; ama ağaç değildir.
Kitap