İstanbul⛅ 20°C
Ankara🌤️ 15°C
İzmir☀️ 22°C
Antalya🌤️ 24°C
Mersin⛅ 25°C
Diyarbakır☁️ 18°C
5 Ekim 2026
Haberin Sesi Giriş HaberGönderReklamVer
‹ Yazarlar
Gölgedeki Kalem

6 Yıl Önce Söz Verdiler, Bugün Unuttular: İzmir Bir Sonraki Depreme Hazır Değil

Gölgedeki Kalem · 16 Eylül 2026 18:00

30 Ekim 2020, saat 14.51. Sisam açıklarındaki 6,6 büyüklüğündeki deprem İzmir'i sarstı, 117 kişi hayatını kaybetti. Bayraklı'da apartmanlar saniyeler içinde yerle bir oldu. Günlerce enkaz başında beklendi, küçük Ayda'nın kurtarıldığı an tüm ülkenin hafızasına kazındı.

O günlerde ekranlarda, kürsülerde ve meydanlarda aynı cümleler kuruldu: Çürük binalar yıkılacak, zemin etütleri yapılacak, kentsel dönüşüm hızlanacak, bu acılar bir daha yaşanmayacaktı.

Aradan yaklaşık 6 yıl geçti. Enkazın tozu dağıldıkça o sözler de unutuldu. Herkes unuttu, biz unutmadık. Hatırlatmaya da devam edeceğiz.

Vaat çok, iş yok

Deprem sonrasında verilen sözlerin arkası gelmedi. Yapı güvenliği, seçimden seçime hatırlanan bir slogan olmaktan öteye geçemedi. Siyasiler kalıcı hizmet üretmek yerine boş vaatlerle şehri oyalıyor. Kendi koltuklarını korumanın dışında kentin geleceği için somut bir adım atılmıyor. Bedelini ise yıllardır aynı binalarda, aynı korkuyla yaşayan İzmirliler ödüyor.

Fayların ve alüvyonun üzerindeki kent

İzmir, depremin tesadüf olmadığı bir coğrafyada kurulu. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir'e göre kenti 21 fay etkiliyor ve bunların 17'si diri.

Tehlikeyi büyüten ikinci etken zemin. Karşıyaka, Çiğli ve Bayraklı'nın sahil kesimleri; Bostanlı, Mavişehir, Alsancak ve Konak kıyıları, Gediz'in taşıdığı alüvyonlar ve eski körfez dolguları üzerinde yükseliyor. Uzmanlar, suya doygun bu gevşek zeminin deprem anında taşıma gücünü yitirebileceğini, binaların yan yatabileceğini ya da zemine gömülebileceğini söylüyor. 2020'de en ağır yıkımın Bayraklı'da yaşanması bunun en acı kanıtıydı.

Buna karşın kentin yüksek kesimleri çok daha sağlam zemine sahip. Bayraklı'da Doğançay bölgesi, Karşıyaka'da Yamanlar Dağı yamaçları ve Buca'da Şahin Tepesi çevresi bu yerlerin başında geliyor. Bornova'nın yamaçları ve Ege Üniversitesi'nin üst tarafı, Buca'nın iç kesimleri, Balçova'nın teleferik hattı, Narlıdere'de Çamtepe ve Yenikale ile Karşıyaka'nın Evka bölgeleri de kaya ve volkanik zemin üzerinde bulunuyor. Uzmanlara göre bu zeminler deprem dalgasını alüvyona göre çok daha az büyütüyor.

Sağlam zemin de kurtarmıyor: çarpık kentleşme

Ne var ki en sağlam zemin bile, üzerine denetimsiz yapılmış bir binayı ayakta tutamaz. İzmir'in birçok semtinde yamaçlara plansızca yayılmış gecekondular, izinsiz eklenmiş katlar ve mühendislik hizmeti görmeden yükselmiş binalar hâlâ kentin gerçeği. Yıllar içinde çıkarılan imar afları ve göz yumulan kaçak yapılaşma, riski her geçen gün büyüttü.

Dar sokaklar, ulaşılamayan enkaz

Eski mahallelerin dar sokakları, deprem anında hayati bir engele dönüşebilir. İtfaiyenin, ambulansın ve iş makinelerinin giremediği sokaklarda enkaz altındakilere ulaşmak saatler alabilir. Yetersiz toplanma alanları ve sokakları dolduran araçlar bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor.

Kaplumbağa hızında dönüşüm

Rakamlar sorunun büyüklüğünü açıkça ortaya koyuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Deprem Master Planı kapsamında yaklaşık 118 bin bina incelendi. Bayraklı ve Bornova'da 96 bin, Karşıyaka'da 22 bin 500 binanın ön değerlendirmesi yapıldı. Ancak riskli bulunan binaların büyük çoğunluğu hâlâ yerinde duruyor ve içinde insanlar yaşıyor.

Belediyenin altı bölgede toplam 248 hektarlık alanda yürüttüğü kentsel dönüşümde, 2026 başı itibarıyla 6 bin 346 bağımsız bölümün yapımına başlandı. Hak sahiplerine teslim edilen konut sayısı ise yalnızca 1.150 civarında. Depremden bu yana geçen 6 yılda teslim edilen konutun bini biraz aşması, bu hızla riskli yapı stokunun yenilenmesinin on yıllar alacağını gösteriyor.

Asıl mesele çocuklarımızın geleceği

Bugün o eski binalarda uyuyan, o dar sokaklarda oynayan, yıllanmış okul binalarında ders gören çocuklar yarının İzmir'i. Onlara güvenli bir kent bırakmak ertelenebilecek bir iş değil. Takvimden kopan her yaprak bizi bir sonraki depreme biraz daha yaklaştırıyor.

Unutmayacağız, hatırlatacağız

Uzmanlar, ev alacak ya da kiralayacak herkese binanın yapım yılını, zemin etüdünü ve yapı denetim belgelerini sormasını, oturduğu binanın deprem performansını lisanslı kuruluşlara tespit ettirmesini öneriyor. Ancak bu yük yalnızca vatandaşın omzuna bırakılamaz.

Haberin Sesi olarak 30 Ekim 2020'de verilen sözlerin peşini bırakmayacağız. Çünkü unutulan her söz, bir sonraki depremde çok ağır bir bedelle geri dönüyor.

ÜCRETSİZ

Okey, 101 ve Batak oyna

İndirme yok, tarayıcıdan hemen başla. Bilgisayara karşı oyna ya da canlı masalarda arkadaşlarınla buluş.Canlı masalara katıl ›